SGK PRİMLERİNDE ZAMAN AŞIMI UYGULAMASI

Zamanaşımı konusu hukukun nevi şahsına münhasır konularından birisidir. “Bir alacak hakkının belli bir süre içinde kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinin yitirilmesi” ya da “yasada öngörülen sürenin geçmesi ile bir hakkın dava yoluyla elde edilebilme olanağının zayıflaması” biçiminde tanımlanmaktadır(1).

I- GİRİŞ

Zamanaşımı ile davacı yönünden dava hakkının yasada belirlenen süre içinde kullanılmaması durumunda hakkın yitirilmesi yolunu açmakta; davalı yönünden ise usul yasasında öngörülen sürede ve usulde ileri sürülmek şartı ile borcundan kurtarmaktadır. Yargıtay bir Kararı’nda: “Zamanaşımı, bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı, alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç, olayda zamanaşımı konusunu kendiliğinden göz önünde tutamaz. Davalının zamanaşımını yasada öngörülen süre içerisinde ve yöntemince ileri sürmesi zorunludur. Bu nedenledir ki zamanaşımı, alacağın doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Zamanaşımı savunması ileri sürülmedikçe, alacağın konusu olan hakkın var olduğuna ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel yoktur.”(2) şeklinde hüküm kurmuştur. Buna göre zamanaşımı ile hak ortadan kalkmamakta “isteme hakkı” ortadan kalkmaktadır. Zamanaşımının düzenlenme amacı kamu düzenini ve kamu yararını korumaktır.

Zamanaşımı konusu vergi hukukundan tarh, tahakkuk ve düzeltme zamanaşımı olarak karşımıza çıkmakta Borçlar Kanunu’nun 125 ve devamı maddelerinde hakkın iktisabı ve kaybedilmesi olarak çıkmakta Ticaret Kanunu’nda, Bankalar Kanunu’nda ve Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da da zamanaşımına rastlamaktadır.

Bu yazıda; Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinde zamanaşımı uygulaması açıklanacaktır.

II- SGK PRİMLERİNDE ZAMANAŞIMINI DÜZENLEYEN MEVZUAT

Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinde, “Bu Kanun’da başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir. 128. maddesinde de, müruru zaman alacağın muaccel olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder” şeklinde düzenlenmiştir.

6183 sayılı Yasa’nın 102. maddesinde, “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvimi yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.” şeklinde düzenlenmiştir.

III- SGK PRİMLERİNDE ZAMANAŞIMININ UYGULANMASI

Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinde zamanaşımı 4 dönemde ayrı ayrı uygulanmaktır. 5502 sayılı Yasa’dan önce Sosyal Sigortalar Kurumu olarak geçen dönemde birlikte incelenmiştir.

A- 08.12.1993 TARİHİNDEN ÖNCEKİ DÖNEM

Bu dönem 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesinde değişiklik yapılmadan önceki dönemdir. Bu dönemde SSK prim alacakları Borçlar Kanunu 125. maddesindeki düzenlemeye tabi olarak 10 yıllık süreye tabidir. Bu dönemde Borçlar Kanunu’ndaki hükümler uygulanmıştır. Zamanaşımının başlangıcı prim alacağının muaccel hale geldiği tarihtir. Primlerin ödenmesi 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesine göre tahakkuk ettiği tarihi takip eden ayın sonu olduğundan muacceliyeti primin tahakkukunu takip eden ay sonu itibariyle başlamaktadır(3). Örneklendirmek gerekirse 1992 yılı Nisan ayına ait sigorta primleri takip eden ay olan Mayıs ayı sonuna kadar ödenebilecektir. Bu dönem için zamanaşımı başlangıcı 01.06.1992 yılı olup zamanaşımı 10 sene sonrası olan 01.06.2002’dir. Bu döneme ait alacaklar İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre takip edilmekte olup o zamanki adıyla Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Hukuk Müşavirliğince ve Avukatlarınca prim takip ve tahsilatları yapılmaktadır.

B- 08.12.1993 TARİHİNDEN SONRAKİ DÖNEM

Sosyal Güvenlik Kurumlarındaki primlerin sağlıklı ödenmemesi kurum gayrimenkullerinin kiralarının düşüklüğü kurum gelirlerinin yeterince değerlendirilememesi gibi sebeplerle Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgili 3917 sayılı Yasa ile ciddi değişiklikler yapılmıştır. 08.12.1993 tarihinde yürürlüğe giren 3917 sayılı Yasa’nın 8. maddesine göre Kurum prim alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Takibi Usulü Kanunu’na göre yapılması getirilmiştir. Bu düzenlemeyle Sosyal Sigortalar Kurumu içerisinde prim tahsilat servisleri kurularak primlerin 6183 sayılı Yasa’daki usule göre takipleri başlatılmıştır. 6183 sayılı Yasa’nın 102. maddesinde zamanaşımı 5 yıl olarak düzenlenmiş olup bu dönemde zamanaşımı süresi 5 yıldır. Ancak 102. maddeye göre zamanaşımı başlangıcı borcun tahakkuk ettiği tarihi takip eden yılbaşından itibaren başlamaktadır. Örneklendirmek gerekirse, 1996 yılı Nisan ayına ait SSK primleri takip eden Mayıs ayı sonuna kadar ödenmektedir. Zamanaşımının başlangıcı ödeme dönemini takip eden yılbaşı olan 01.01.1997 olup zamanaşımının dolduğu tarih 01.01.2002 tarihidir.

C- 06.07.2004 TARİHİNDEN SONRAKİ DÖNEM

Bu tarihte 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesinde 5198 sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiştir. 5198 sayılı Yasa’nın 11. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesinde düzenlenen prim tahsilatında 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasına ilişkin düzenlemede önceki dönemde sadece 52. madde uygulanmazken bu düzenleme ile zamanaşımını düzenleyen 102. maddelerinin de uygulanmayacağı getirilmiştir. Bu tarihten sonra tekrar eski uygulama olan 10 yıllık zamanaşımı uygulanmaya başlanmıştır. Zamanaşımı başlangıcı da Borçlar Kanunu md. 128’de olduğu gibi alacağın muaccel olduğu yani ödeme tarihinin son günü olacaktır(4). Örneklendirmek gerekirse, 2005 yılı Nisan ayı sigorta primleri 2005 yılı Mayıs sonuna kadar ödenebilecektir. Zamanaşımı başlangıç tarihi 01.06.2005 olup 10 yıl sonrası 01.06.2015’te zamanaşımı defi ileri sürülebilecektir.

D- 01.10.2008 TARİHİNDEN SONRAKİ DÖNEM

5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinde “Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak 10 yıllık zamanaşımına tâbidir.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre Yasa’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonraki primler için zamanaşımı başlangıcı Borçlar Kanunu’ndaki düzenlemeden ayrı olarak muacceliyet tarihi olmayıp ödeme dönemini takip eden yılbaşından itibaren başlayacaktır. Ancak istisnaları da düzenlenmiştir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kurum’a intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kurum’a intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Ayrıca, 5510 sayılı Yasa’nın 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşmektedir. Örneklendirmek gerekirse, 2009 yılı Nisan ayına ait primlerinin ödenmesi Mayıs 2009 sonudur. Zamanaşımı başlangıcı takip eden yıl olan 01.01.2010 olup 10 yıllık süre 01.01.2020’de dolacaktır.

Bu konu hakkında bir Yargıtay Kararı’nda “506 sayılı Kanun’un 80. maddesinde 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, Kurum’un süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda zamanaşımı süresi bakımından; 3917 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Kurum’un alacak hakkı, Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinde öngörülen on yıllık zaman- aşımı süresine tabi olup, zamanaşımının başlangıç tarihi, anılan Kanunu’nun 128. maddesinde öngörülen gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ile durmasına ilişkin 132. madde ve ardından gelen düzenlemeler de burada uygulama alanı bulmaktadır. 08.12.1993 tarihi ve sonrasına ilişkin prim ve gecikme zammı yönünden ise 6183 sayılı Kanun’un “Tahsil Zamanaşımı” başlığını taşıyan 102. ve ardından gelen maddeleri uygulanacaktır. Anılan madde hükmüne göre zamanaşımı süresi beş yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı da, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir.

Öte yandan 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılarak 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinin beşinci fıkrasına eklenmiş, Kurum’un süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesiyle birlikte 102. maddesinin de uygulanamayacağı hükme bağlanmıştır. Böylelikle 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki duruma dönülmüş olmaktadır.”(5)

şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu kararda yukarıdaki açıklamalarımızı teyit etmektedir.

IV- ZAMANAŞIMINI KESEN HALLER

6183 sayılı Yasa’nın 103. maddesinde tahsil zamanaşımı kesen haller düzenlenmiştir. Bunlar; ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi ya da bu muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi ya da ödeme planına bağlanması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımı kesilmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar ve tekrar 10 yıl olarak uygulanır(6).

V- ZAMANAŞIMININ İŞLEMEMESİ

6183 sayılı Yasa’nın 104. maddesinde zamanaşımını işletmeyen (durduran) haller düzenlenmiştir. Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez. Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar ve devam eder. Zamanaşımının kesilmesinden farkı yeniden 10 yıllık süre uygulanmayıp kalan süre uygulanır.

VI- SONUÇ

Zamanaşımı konusu hukukun kendi içerisinde geliştirdiği bir olgudur. Zamanaşımının kendine özgü uygulama usulleri bulunmaktadır. Yasalarda belirtilen sürelerde def’ide bulunulması halinde uygulanabilen resen dikkate alınmayan ve kesin kazandırıcı/kaybettirici sonuçları olan çok önemli bir uygulamadır. Sosyal güvenlik primlerinin tahsilinde de zamanaşımı dönemsel olarak farklılık göstermektedir. 5510 sayılı Yasa’dan önceki dönemlerde 818 sayılı Borçlar Kanunu ya da 6183 sayılı Yasa dönemsel olarak uygulanırken 5510 sayılı Yasa’nın kendi içerisinde düzenleme yapılarak Kurum lehine olan uygulamalar getirilmiştir. Bu Yasa’dan önceki dönemlerde zamanaşımı yönünden bazen karışıklık yaşanmakta ise de bu Yasa ile bu karışıklıklar giderilmiştir.

Gürbüz ERDOĞAN*

Yaklaşım

*     Sosyal Güvenlik Kurumu Avukatı, ÇSGB Müsteşar Danışmanı

(1)  Fikret EREN, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 1998

(2)  Yrg. 4. HD.’nin, 13.05.2002 tarih ve E. 2002/4491, K. 2002/5701 sayılı Kararı.

(3)  Ali GÜZEL – Ali Rıza OKUR, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, Beta Yayınları, 2000, s. 135

(4)  Bekir HANÇER, www.dunya.com, 05.08.2009

(5)  Yrg. 10. HD.’nin, 14.02.2008 tarih ve E. 2007/25251, K. 2008/1851 sayılı Kararı.

(6)  Kemal ÜNLÜ, Sosyal Güvenlik Dünyası, Ekim 2009, s. 132

79 Comments

  • tamer
    01 Mart 2013 | Permalink |

    merhaba irfan bey,
    2001/04 ve 2001/12 tarihleri arasında babamın iş yeri olan atolye\’ye ait ödenmemiş sgk borcu vardır dıye 8 bin tl lık ödeme emri icra takip kagıdı geldi.annemın adına,duzenleme tarıhı 07/09/2012 gorunuyor evrakta.babamız 20/07/2001 tarıhınde vefaat etmıstır,babamız ssk ve bagkurdan emeklı maası almamaktadır .iş bankası emeklısı olup annem almaktadır maasını. bu borç zaman asımı olabılırmı ? veya ne yapmam gerekır.

    şimdiden tesekkur edrım vermıs oldugunuz bılgılere.allah emanet olun.

  • 02 Mart 2013 | Permalink |

    VERASETTEN DOILAYI BORCUNUZU ODEMİENİZ GEREKİYOR

  • rengin
    30 Mart 2013 | Permalink |

    babamın şahsı adına açtığı 1996 yılında açtığı kantin işletmesinde 2003- 2008 yılları arasında çalıştırdığı 2 kişinin prim borçlarını dönem dönem yatırmamış. babam 2008 yıllının aralık ayında vefat etti. ama vefat etmeden önce kendi adına olan bu işletme kendisininde ortak olduğu bir şirkete dönüştürülmüş. biz bu çalışanları tanımıyoruz.. hangi dönemler içerisinde çalışıp ne zaman işten ayrıldı bilmiyoruz. davalarını babamın ölüm tarihine yakın bir tarihe kadar açmışlar dava açsalar kazanırlar mı kazanırlarsa ne kadar bir yükümlülük altına gireriz…zaman aşımı gibi bir durum söz konusu olurmu ?

  • ercüment kocabaş
    25 Nisan 2013 | Permalink |

    ssk ya işveren olarak prim bocum var. 2009 dan sonra .ne zaman zamanaşımına uğrar.Teşekkürler

  • ercüment kocabaş
    25 Nisan 2013 | Permalink |

    ssk ya işveren olarak prim borcum var. 2009 dan sonra .ne zaman zaman aşımına uğrar.Teşekkürler…

  • 26 Nisan 2013 | Permalink |

    yakın zamanda ssk taksitlendirmesi gelir oz aman odersın. ama 10 yl gecmesı lazım

  • can
    11 Haziran 2013 | Permalink |

    1997-98-99 yılları a.ş yönetim kuruluüyesiyim ve 2013 yılına kadar şirketin ssk borcu ile tarafıma herhangi bir tebligat yapılmamış 1999 yılında hisse devri yapmışım ve o dönemde şirketin mal varlığı bulunmamktadır şirketle ilgili hiç bir işlem yapılmamış şirketin bütün malvarlığı satılmış şimdi bizleri sorumlu tutmaktadırlar zaman aşımı yönünden işlem iptal olması gerekmezmi şirketin tapulu arazileri satılırken kurum görevini yapmıyor ne yapmam gerekir

  • 17 Haziran 2013 | Permalink |

    ÖNCELİKLE ZAMAN AŞIMINA TAİ AMA BİR ŞARTLA SSK DİYORKİ BEN SONRADAN İNCELEME YAPTIM EKSİK YADA HATALI GÜN VAR DOLAYISIYLA SİZİNDE BORCUNUZ VAR EĞER ŞİRKET TERK OLSAYDI KAPANMIŞ OLSAYDI BELKİ ZAMAN AŞIMI OLABİLİRDİ

  • metin yora
    27 Ağustos 2013 | Permalink |

    Dedem 1996-1997 yılları arasın da yaptırmış olduğu inşaat ta çalışan 2 işçisine sigorta yaptırmış fakat dedem bu borçlarını ödememiş sgk dedeme ihbar mektubu gönderiyor dedem de borcun bir kısmını ödemiş. Fakat dedem 2003 yılı mart ayında vefat etti sgk 2013 ylı Ağustos ayı içerisinde 78 tl borcun 2600 tl olduğun ve buna haciz yoluyla tahsile gittihini bize bildir di. Buna istinaden bizde geçen onca zaman içerisin d ebize bir tebligat yapılmadığını borcun vuku bulduğu tarihin 96-97 yılları arasında olduğundan zaman aşımına girdiğini bildiren bir dilekçe yazdık gelen cevap ta 6183/7 sayılı kanuna göre borcu ödemek zorundasınız diyor. sizin yukarda yukardaki metine göre B- 08.12.1993 TARİHİNDEN SONRAKİ DÖNEM borçlarla ilgili zaman aşımı oluyor bu aşamada ne yapmalıyız. teşekürler

  • adem aktas
    02 Eylül 2013 | Permalink |

    meraba irfan bey. babama 2000 2001 döneminden ödeme emri geldi asıl borç 2 bin şimdi olmuş 18 bin ne yapabiitiz 6183 s.kanun 5 yıl zamanaşımı var mıdır sigortaya gitsek mldürşük yardımcı olur mu teşekür ederim

  • MTM EMLAK İNŞAAT LTD ŞTİ-METİN ÖZTÜRK
    05 Eylül 2013 | Permalink |

    Firmam inşaat taahhüt şirketi olup çeşitli kamu kurumlarından ihale ile yapmayı taahhüt ettiği inşaat işlerini yapmaktaydı.
    1997- 2005 yılları arasında yaptığı inşaat işlerine ait ödenmemiş SSK pirim borçları vardı.
    2006 da şirketi tasfiye ettim SSK borçlarını ise 2011 yılında çıkan 6111 sayılı yapılandırma kanunundan faydalanmak amacıyla aynı yıl 9 ayrı ssk il müdürlüğüne dilekçe ile baş vurdum ve borçlarımı 36 ay taksit ile yapılandırdım. Bu ödemeleri 20 ay düzenli yaptıktan sonra 3 ay ödeme yapamayınca yapılandırmam bozuldu.
    Bu SSK borçları zaman aşımına uğruyormu.
    Zaman aşımından faydalanabilmem için ne yapmam lazım.
    Şimdiden teşekkür ederi.

  • AYDIN TURKIOGLU
    21 Eylül 2013 | Permalink |

    Ben 2011 yılında apartmanımıza yönetici seçildim, aynı yıl bir kapıcı almak için SGK ya kayıt için gittiğimde binamızın kaydı olmadığı ve yeni kayıt yapmak için gerekli evrakları istediler ve bir işyeri no. verdiler bizde o numara üstünden bir kapıcı alıp çalıştırıyoruz. 19/9/2013 tarihinde bir tebligat geldi bizim binanın 2003/01 ayına ait pirim borcu ve gecikme cezası diye fakat bu işyeri no.su seneler önce kullanılmış ve sonra kapıcı emekli olunca devam etmemiş. Bu gelen borç ve gecikme cezası zaman aşımına uğrarsa ne yapmalıyız. Ayrıca şu anki sicilno ile aynı değildir. Yeni sicil numarsı almak için vergi kaydı ile noter tastikli işletme ve karar defteri yaptık, SGK eski kayıt olsaydı bize yeni no. verirmiydi?

  • yıldıray
    22 Eylül 2013 | Permalink |

    sayın hocam 2003/02 dönem prim borcu109.00tl faiziyle birlikte 600.00tl ve avukatluk ücretide 800.00tl olmakla birlikte 1,400.00tl borç çıkartılıp 19.09.2013 tarihinde tebliğat yapıldı.fakat o tarihte bu ödeme yapıldımı yapılmadımı bilmiyorum aradan uzun zaman geçtiğinden.fakat şu anda ssk ya borcum olmadıgından dolayı yüzde 5 indirimden faydalanmaktayım.zaman aşımından faydalanabilirmiyim yada ne yapabilirim.saygılar.egerki dilekçe yazmam gerekiyorsa bi dilekçe örneği yollarsanız sevinirim.saygılar…

  • eda
    12 Ekim 2013 | Permalink |

    merhaba,
    Eşim ve ortağı 2006 yılında yapsat usulü konut kooperatifi kurdular. Binanın bütün daireleri satıldı. Binayı 2009 yılında alan kişilerin oluşturdu yönetime teslim ettiler. Binada şuan eksiklikler var. Bizim sıkıntımız binanın sgk borcuyla ilgili eşimin görevi evraklarda muhasip olarak tanımlanıyor, ortağı ise başkan olarak geçiyor. Yönetimde oldukları dönemin sgk borcu ödenmediği için borç hacize düşmüş,eşim kendine düşen kısmı yatırıp kurtulmak istedik ama yetkililer bunun kooperatif adına çıkan borç olduğu için size düşen kısmı diye bir şey yok diyorlar ya tamamını yatırın yada bu şekilde taksitlendirilerek ödersiniz denildi. Eşimde aralık 2012 yılında yapılandırdı şuan kendisi taksitlerini düzenli olarak ödüyor fakat ortağı 5 aydır ödemiyor. Bu durumu için bulunduğumuz ildeki sgk görevlileri ekim ayının son olduğunu bahsettiler ama ne için son oldu konusunda bilgi vermiyorlar. Bizim sıkıntımız yapılandırma bozulur mu? Ve Tekrar hacize düşer mi? Bu durumdan tamamen nasıl kurtulabiliriz. Ortağı emekli olduğu için maaşından direk kesilme durumu var mı? Yasal hakkımız var mı? Lütfen en kısa sürede cevap verebilir misiniz.

  • koray gülşen
    12 Ekim 2013 | Permalink |

    2004/2008 arası şirket md olduğumdan 8660 tl SGDP emekli mağaşımdan kesilmeye başlamış/haziran 2013 den)zaman aşımına tabi yapılmadan kesintiye uğradı…mahkeme açmak istiyorum ne dersiniz

  • koray gülşen
    03 Kasım 2013 | Permalink |

    sğdp mağaşımı kesmeye başlamış..ancak,2004 ile 2008 arası zaman aşımını uygulanmamışlar.mahkeme açmam faydalı olurmu?…

  • selin
    18 Kasım 2013 | Permalink |

    çalıştığım şirket iflas etti 7 aylık sgk primleri ödenmedi bu borş hiç ödenmese çalıştığım gün sayılarına birey olurmu

  • selin
    18 Kasım 2013 | Permalink |

    çalıştığım şirket iflas etti 7 aylık sgk primleri ödenmedi bu borç hiç ödenmese çalıştığım gün sayılarına bir şey olurum

  • murat
    01 Aralık 2013 | Permalink |

    Babam 1999 yilinda bagkurluyken oldu ve suan 5300 gunu falan cikti.biz 11.10.2013 tarihinde maas baglanmasi icin bas vurduk maas baglancak ama toplu odeme yaparlarmi yoksa zaman asimi oldu derlermi.zaman asimi derlerse yapmamiz gereken birsey varmi.tsk

  • HÜSEYİN TMR
    12 Aralık 2013 | Permalink |

    hocam merhaba
    2001/2003 yılları arasında çalıştığım şirket ssk bildirimi yapmadan çalıştırdı beni ben şimdi hakkımı aramak istiyorum bu işlem için bir zaman aşımı varmıdı acaba ve kazanırmıyım çunku şahitlerim var

  • Name*
    13 Aralık 2013 | Permalink |

    merhaba
    Sosyal güvenlik kurumu
    benim yöneticilik yaptığım dönemlerde yani 2002/12 , 2003/01 ve 2003/2 aylarına ait prim borcu çıkararak 20.11.2013 tarhinde adıma ödeme emri göndermiştir. bu prim borcu zaman aşımına uğramışmıdır. Eğer zaman aşımına uğramış ise ne yapmalıyım
    lütfen yardımcı olmanızı rica eder saygılar sunarım.

  • HALİL ÇAMLİ
    21 Ocak 2014 | Permalink |

    15 05 2005 te ara ara çalışıp 02 08 2006 da ssk girişini yaptıgım bir elman ım bu sigorta sız lık dönemi ile dava açar ise ne yapabilirim zaman aşımı var mıdır teşekkür ederim

  • 21 Ocak 2014 | Permalink |

    merhaba babab 01.01.1956 dgmlu 01.01 1991 te tarım sg giriş yapmış ve 2000 yılını kadar yatrmış 2000ile2004 arası ara verip 2004 marttr tekrar borçlanmış 2000 ile 2004 arası görünmüyor napmalıyız zaman asımı olmusmudur

  • gürsel utku
    21 Şubat 2014 | Permalink |

    1995 ile 1997 yılları arasında 76.52 tl pirim borcu cıkarılmış 2.565.55 tl faiz borcun bana tebligi 21.02.2014 ne yapmamı tavsiye edersiniz saygılar.

  • dilek
    27 Şubat 2014 | Permalink |

    Merhaba, Bağkur ‘a ait prim borçlarıma ilişkin olarak 2006 yılından yaptırdığım yapılandırmayı düzenli olarak 24 taksitte ödedim ama o dönem ki sıkıntılarımdan dolayı 4 defa ödeme yükümlülüğünün ihlaline dayanarak 2 ay geç başladım.
    2013 yılında emeklilik için müracat ettim karşıma 14.000,00-TL gibi bir borç çıkardılar. Hatta müracatım sırasında bana söylemeyip direk eve göndermişler yazıyı emekliliğimin ertelenmemesi için ödedim.
    Pirim borçları yapılandırmam 2006 yılında bitti – bana bunun iptal olduğunu müracatımda bildiriyorlar aradan 7 yıl geçmiş zaman aşımı benim içinde geçerli olabilir mi ?

    Teşekküler…

  • mustafa
    15 Mart 2014 | Permalink |

    hocam merhaba ben 1991 1997 yıllarında ssklı çalıştım ama arada toplamda 47 ay ssk m ara ara gösterilmemiş o dönem çalıştıgım 2 arkadaşımı şahit olarak mahkemede dinletsem bu pirim günlerini geri alabilirmiyim mahkeme kararı ile dava açabilirmiyim zaman aşımı olurmu teşekkür ederim

  • Murat TURAN
    18 Mart 2014 | Permalink |

    Merhaba Sosyal Güvenlik Kurumu 1996/12 yılına ait İnşaat işim ile ilgili olarak pirim borcum 7,33 TL iken yüksek faiz le 269,38 tl olmuş. ve bu borçtan evvel Manisa Sosyal Sigortalar Kurumundan hesabım kapatılıp Manisa belediyesinden oturma izni alıdım. Bu tarihe kadar hiç bu borçla alakalı tarafıma bir belge veya evek teslim edilmediği gibi 1996 yılından itibarende ben kamu da bi fiil çalışanım hiç bir belge tebliğ etmeden 04.02.2014 tarihinde elime bir icra belgesi geliyor. kuruma itiraz etmeme rağmen İş mahkemelerine mürecaat etmem gerektiğini söylüyorlar. sayın hocam 18 yıl sonra beni neden bilgilendirmediler. Zaman aşıımı olmadımı yada ben bu borçtan bilgim olsaydı aflardan faydalanabilrdim. icraya neden veriliyor yardımcı olabilrmisiniz.

  • 19 Mart 2014 | Permalink |

    bu borcu ödemelisiniz

  • 19 Mart 2014 | Permalink |

    zaman aşımı olmaz dava açın

Sorularınız ve Yorumlarınız

Konuyla ilgili yorumunuzu yazabilir, varsa sorularınızı sorabilirsiniz or trackback from your own site. You can also subscribe to these comments via RSS.

e-mail adresiniz hiç kimse ile paylaşılmaz Required fields are marked *

Security Code: